Secde-i sehv Nedir Sehiv Secdesi Nasıl Yapılır

Secde-i Sehv Nedir?

Secde-i sehv yani yanılma secdesi, farzın gecikmesi yada tekrarı, vacibin terki gecikmesi tekrarı veya vacibin değişmesinden dolayı, o namazın sonunda yapılması gereken secdedir. Selam verildikten sonra tekrardan iki secde ile yapılan oturduktan sonra yine Ettehiyyatü, ve Salli barik duaları okunarak yapma işidir.

Secde-i Sehv Hangi durumlarda Yapılır ?

Eğer namazın vaciplerinden birini bilerek terk etmek namazı bozmaz fakat günah olur. Eğer unutarak yapmazsa secde-i sehv eder.
Farzın ilk iki rekaatinde, zamm -ı sure okumayı unutan, üçüncü ve dördüncü rek’atlerde okuyup, sonra secde-i sehv yapar.
Kıraati unuttuğunu rüküda hatırlarsa hemen kalkıp kıraati ve sonrada rüküyu yapar. Bir farzı ve vacibi vaktinden önce veya sonra yapan da secde-i sehv yapar. Mesela, zamm-ı surenin bir parçasını rüküda okuyana, ettehiyyâtüden sonra az birşey okuyarak, üçüncü rekati geciktirene, imam yüksek sesle okuyacak yerde, hafîf sesle okursa ve hafif sesle okuyacak yerde yüksek sesle okursa, secde-i sehv yapmak lâzım olur.

İmam ile kılarken secde-i sehv yapılır mı?

İmamın yüksek sesle okuması vacip olan yerleri, yalnız kılan birinin hem yüksek sesle, hem hafîf sesle, okumaları caizdir. Birkaç kerre secde-i sehv icab ederse, bir kere yapmak yeterlidir. Eğer İmam secde-i sehv yaparsa imam ile beraber, cemat de secde-i sehv yapar. Cematten biri hata yaparsa, secde-i sehv yapılmaz. Cemaate, birinci rekaatdan sonra yetişen kişi, eğer imam secde-i sehv yaparsa imam ile secde-i sehv yaptıktan sonra, namazını tamamlar. Oturmayı unutup, üçüncü rek’ate kalkarken hatırlayan bir kişi, dizleri yerden ayrıldıktan sonra ise, oturmaz, secde-i sehv eder. Son rekaatta oturmayıp ayağa kalkarsa, secde etmeden hatırladı ise, hemen oturur ve oturmayı geciktirdiği için, secde-i sehv eder. Secdeye inince hatırlarsa, farz namazı, nafile olur. Bir rekaat daha kılıp, altıncı rekaate oturarak tamamlar. Dördüncü rekaatta teşehhüd miktârı oturup, selam vermeden beşinciye kalkarsa, secdeye yatmadan hatırladı ise, oturup teşehhüdde okumadıklarını okuyup selam verir ve sehiv secdesi yapar.

Secdeye yattı ise, altıncı rekaati de tamamlayıp, sehiv secdesi yapar. Farzı tamam etmiş olur. İki rekaati de nafile olur. Fakat, bu iki rekaat, öğle, akşam ve yatsının son sünneti yerine geçmez denildi. Çünkü, sünnetlere tahrîme tekbîri ile başlanır.

İmam secde-i sehv yaparken de, camiye gelip, uymak caizdir. Secde-i sehvi bile bile yapmayan veya namazın vaciplerinden birini, örneğin Fatiha okumayı, bilerek terk eden kimsenin, o namazı tekrar kılması vâcip olur. Tekrar kılmazsa, fasık olur. Cuma ve bayram namazlarında, imâmın sehiv secdesi yapmaması iyi olur denilmektedir.

Secde

Secde-i Sehv Nasıl Yapılır ?

Secde-i sehv namazın sonunda, bir tarafa selam verdikten sonra, iki secde yaptıktan sonra oturup namazı tamamlamaya denir Genellikle cemaatle kıldıran imamlar tek tarafa selam vererek secdeye giderler ki cemaatin ikinci selamdan sonra dağılmasını namazdan kopmasını engellerler. İki tarafa selam verdikten sonra veya hiç selam vermeden de, secde-i sehv yapmak caizdir. Bir kimse, kaç rekaat kıldığını unutsa, bu şaşırması, ilk olarak başına geldi ise, selam verip namazı tekrar kılmalıdır. Şaşırmak adeti ise, düşünüp, çok zan ettiğine göre kılar. Kuvvetli zan edemezse, az kıldığını kabul ederek tamamlar.

Bir kişi namazı kıldığında şüphe ederse ve o vakit çıkmadıysa tekrar kılar. eğer vakit çıktı ise kılmaz. Kaç rekaat kıldığını şaşıran bir kimse , namaz içinde düşünmesi, sonraki rüknün veya vacibin, bir rükun zamanı kadar gecikmesine sebep olursa, bu zaman dilimde âyet ve tesbîh okusa dahi, sehiv secdesi gerekli olur. Namazın içindeki farzlara (Rükn) denir. Bir âyet okumak, rükü’ ve iki secde, son rek’atde oturmak, birer rükundür. Düşünmek, farzı veyâ vâcibi geciktirdiği zaman , sehiv secdesi yapılması gerekli oluyor.

Mesela, son rekaatde oturunca düşünürse, selam vermesi gecikirse, sehiv secdesi lazım olur. Fazla okuduğu salavat ve dua, sünnet olarak değil, düşünce, dalgınlık sebebi ile olduğu vakit, vacibin gecikmesi suç oluyor. Başka bir namazı kılıp kılmadığını veya dünya işlerinden herhangi birini düşünürse, bir rüknün gecikmesine sebep olsa bile,sehiv secdesi lazım olmaz. Namaz bittikden sonra, kaç rekaat kıldığında şüphe söylerse, tekrar kılması vacip olur. Adil olmazsa, sözünü dinlemez. İmam doğru kıldığını, cemaat ise, yanlış kıldığını iddaa ederse, imam kendine güveniyorsa veya bir şahidi olursa, tekrar kılınmasına gerek yoktur. Bir şeyin vacip veya bid’at olmasında şüphe edilse, bu şeyi yapmak iyi olur. Bid’at ile sünnet arasında şüphe olursa, yapmamak daha doğru olur. İftitâh tekbîrini söyleyip söylemediği konusunda abdestinin olup olmaması konusunda elbisesinin temizliği başını mest ettimi bu konularda şüphe ederse namazı bozup tekrar kılar. İlk kez şüphe ettiyse namazını bozup tekrar kılar. Abdest almaz. Elbisesini yıkamaz. Her zaman şüphe ediyorsa, namazı bozmaz, tamamlar.

Kaynak : Tam ilmihal Kitabı Seadeti ebediyye Yazar : Hüseyn Hilmi Işık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.