Rüyanın dinimizde yeri nedir? İslamiyette rüya tabiri

Tarafımıza Rüyanın dinimizde yeri nedir? Rüyalara amel edilir mi? Rüya tabiri diye birşey var mıdır? Şeklinde sorular ulaşmıştır.
Bizde rüya konusunda çeşitli kaynaklarda incelemelerde bulunduk. Hep beraber Rüyanın dinimizde yeri nedir? Rüyaya amel edilir mi? Rüya kaç çeşittir? sorularının cevaplarına bakalım

Rüyanın çeşitleri

Rüya İslama göre 3’e ayrılır. Birinci Salih Rüya ikinci Şeytani Rüya Üçüncü ise İnsanın içinde bulunduğu olaylar sebebiyle doğan rüyadır.

Salih Rüya:
Vakı olabilecek olan olayları olmadan evvel idrak etmektir. Peygamber efendimiz (s.a.v) bununla alakalı olarak şöyle buyurmuştur:

“Nübüvvetten geriye sadece mübeşşirât kalmıştır. ”(Yani “Benden, peygamberlikten sonra, sâdece müjdeciler kalacaktır!) buyurunca ashâb-ı kirâm merakla:
“–Mübeşşirât nedir, yâ Resûlâllah?” diye sordular. Efendimiz onların bu suâline:
“–Sâdık rüyâdır.” diyerek cevap verdi.
“Müminlerin rüyası nübüvvetin kırk altı bölümünden bir bölümdür.”

(Buhârî, Tâbir, 5; Müslim, Salât, 207-208)

Şeytanî rüya:
Şeytani Rüya ise şeytanın insanı olumsuluklara sevk etmek için insanlara uyku halinde verdiği vesveselerden ibarettir.
Şeytanın insanı korkutup üzüntüden üzüntüye sevk etmek için, uyku halinde insanın kalbine verdiği vesveseden ibarettir. Peygamber (s.a.v.) şeytani rüya için ise şöyle buyurur:

“O rüyayı sadece sevdiğine söylesin. Hoşlanmadığı bir rüya görürse o şeytandandır. Onun şerrinden Allah’a sığınsın ve onu hiç kimseye söylemesin. O zaman o rüya kendisine zarar vermez.”
(Buhârî, Ta’bîr 3, 46; Müslim, Rü’yâ 3)

İnsanın içinde bulunduğu olaylar sebebiyle doğan rüyalar:
Bu rüyalar ise ise insanın birşeyle meşgul olup aklında yer edecek derecede ilgilenmesiyle görülen rüyalardır.
Peygamber (s.a.v.) İnsanın içinde bulunduğu olaylar sebebiyle doğan rüyalar için şöyle buyurur:

“Rüya üçdür. Allah tarafından olup müjde veren salih rüya, üzüntü verip şeytandan gelen rüya ve insanın kendi kendine bir şeyler söyleyip tasavvur ettiğinden meydana gelen rüya.”

Rüyaya göre hareket ve rüyaya istinad etmek doğru değildir. Hatta fıkıh kitapları beyân ediyorlar:

Buhârî’nin bir rivayetinde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurur: “Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür, çünkü şeytan benim suretime giremez.”
“Şeytan her ne kadar Peygamber (sav)’in suretine giremezse de, Şaban’in yirmi dokuzunda Peygamber (sav) herhangi bir kimsenin rüyasında ‘Yarın Ramazan’ın birinci günüdür, oruç tutunuz.’ diye emretse, bu rüya ile amel edilmez. Çünkü rüya ilim olmadığı gibi zabt da edilmez.”

Rüyaya Amel Edilir mi ?

Rüya bahsettiğimiz üç çeşit rüyadan bir tanesi olabilir. Şeytani ve nefsani olma ihtimalleri vardır. Bu sebeple aralarını iyi belirlemek gerekir. İslam uleması bu konuda şu üç şartın yerine getirilmesi durumunda rüyalara amel edilebileceğini, ama hiç kimseyi zorlamanın doğru olmadığını belirtirler:

  1. Görülen rüya veya ilham, dinimizin emirlerinden birini kaldırıcı veya yasaklarından birini de helal edici cinsten, yani dine aykırı ve sünnete zıt olmayacak.
  2. Rüya veya ilhama muhatap olan kişi güvenilir, herkesin itimat ettiği, Ebu Hanife, Şafii, İmamı Rabbani, İmamı Gazali gibi kişiler olmalıdır. Herkes o zatın yalan söylemeyeceğini ve dinin esaslarını hakkıyla bilen ve yaşayan birisi olduğunu kabul etmelidir.
  3. Rüya ve ilhamla elde edilen bilgiler, dinin bir emri gibi kabul edilmemeli; sadece tavsiye edilebilir. Rüyalar ve İlhamlar birer ikazdır, irşattır; bağlayıcı ve zorlayıcı olamaz. Bu rüya ve ilhama uyanlar ayıplanmayacağı gibi, uymayanlar da ayıplanmaz.

Ekstra bilgi için :
Rüyalanmak cünüp uyanmak orucu bozar mı?
İhtilam olmak (Rüyalanmak) nedir ? Kadın erkek ihtilam olur mu ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.