Peygamber efendimizin araplarla ilgili hadisi sahih midir?

Tarafımıza ulaşan bir soruda Peygamber efendimiz (sav)’in: araplarla ilgili hadisi olan “Arapları sevin, çünkü ben Arabım…” hadisi sahih midir? Peygamber efendimizin araplarla ilgili hadisi gerçekten var mıdır? sorularının yanıtlarını inceleyeceğiz.

Peygamber efendimizin araplarla ilgili hadisi sahih midir?

İmam Münâvî’nin Feyzu’l-Kadîr isimli hadis kitabında İbni Abbas’tan şu mealde bir hadis-i şerif rivayet edilir:

“Üç hasletten dolayı Arabi seviniz: Çünkü ben Arabım, Kur’ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur, Cennet ehlinin konuştukları dil Arapçadır.” 

Feyzü’l-Kadîr, 1:178 Hadis no: 225.

Arapça gerek ses bakımından gerek cümle yapısı ve kelime bakımından dünyanın en zengin dillerinden birisidir. Yüce Allahımız da kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’i arapça indirmiştir. Zira Peygamber efendimiz s.a.v.’ in de konuştuğu dil buydu. Zira bazı ayetlerde de bu geçmekte ve yukardaki hadis desteklenmektedir.

Uyarıcılardan olasın diye onu ,Cebrail senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

Şuarâ Sûresi, 195.

İstisnasız her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdik ki onlara açık açık anlatsın; bundan sonra Allah dilediğini sapkınlık içerisinde bırakır, dilediğini de doğru yola iletir. O, güçlüdür, hikmet sahibidir.

İbrahim Sûresi, 4.

Bu ayeti kerimelerde de Peygamber efendimize inen vahiylerin arapça indirildiği belirtilmiştir. Müşrikler Kur’an’dan önceki kutsal kitapların genellikle İbrânîce veya Süryânîce indirilmiş olduğunu duyuyor ve biliyorlardı. Bu sebeple bu dillerin ilahi vahyin özel dili olduğunu sanan bazı kimseler Kur’an’ın da Hz. Muhammed’e bu dillerden biriyle indirilmesi gerektiğine inanıyor, Arapça olarak indirilmiş olmasını yadırgıyorlardı (İbn Âşûr, XIII, 185). Bu yanlış anlayışı düzeltmek maksadıyla yüce Allah, peygamber hangi kavimden ise onlara iyice açıklasın diye mesajı o kavmin diliyle göndermiştir. 

Hz. Âdem de yeryüzüne indirilmeden önce Cennette bulunduğu zamanlar Arapça olarak konuşurdu. Ayrıca bu dil Peygamberimizden başka diğer peygamberlerden bazılarının da konuştuğu dildir. Meselâ, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. İsmail, Hz. Salih, Hz. Şuayb Arapça konuşuyorlardı. Ayrıca imam Kastalânî, Hz. Âişe’den “Cennet ehli Muhammed Aleyhisselâmın diliyle konuşacaklar” (Mevâhib-i Ledünniye , 1:276.) mealinde bir rivayeti zikreder.
Cennet dilinin Arapça olduğu yukarıda mealini verdiğimiz hadis-i şerifin ifadesinde ve Hz. Âişe’nin rivayetinde sabit olmakla beraber, bu beyanla birlikte  Peygamber efendimiz(s.a.v)’in konuştuğu dil de Arapça olunca cennet lisanı Arapçadır demek yanlış olmaz.

Arapça dilinin ne derece önemli bir dil olduğu aşikar olmakla birlikte Hadis-i şerifte “Arabı seviniz” ifadesini olduğu gibi anlamamak gerekir. Çünkü Araplar içinde gayrimüslimler olduğu gibi, günümüzde dinsizler de vardır. Onların sadece Arap ırkına mensup olmaları, Arapça konuşmaları onları sevmeye yeterli olacak hususlar değildir. Hadiste yer alan beyandan maksat, Müslüman olan, dinini yaşayan, Resulullah’ın izinde olan Araplardır. Zaten bunlar din kardeşimizdir. Onları din kardeşimiz olarak sevdiğimiz gibi, ayrıca Kur’ân’ın, Resulullahın ve Cennetin lisanını konuştukları, saff-ı evvel olarak İslâmiyeti yaydıkları, İslâmiyete hizmet ettikleri için de diğer milletlerden farklı olarak bir derece daha fazla sevgiye lâyıktırlar.

Ekstra bilgi için Tıklayınız : Kibir nedir? Kibir ile ilgili ayet ve hadisler

Kaynak:sorularlaislamiyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.