Müstehcen açık saçık filmler izlemek resimlere bakmak günah mıdır?

Sevgili okurlarımız Merhaba, Bu yazımızda açık saçık filmler izlemek günah mıdır ? Film izleyerek cinsi duyguları tatmin etmek günah mıdır? Bekar olanlar açık filmler ile cinsi arzularını giderebilir mi? sorularının cevaplarına bakacağız.

Kuran-ı Kerim İsra suresi 32. ayeti kerimesinde “Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o hayâsızlıktır, çok kötü bir yoldur.” diyerek bizi uyarmıştır. Zinanında çeşitleri olduğu ve göz zinası olarak tabir edilen bir çeşidi olduğunu unutmadan her ne olursa olsun açık filmlerin izlenmesi günahtır.

Göz zinası nedir?

Göz zinası nedir diye soracak olursak, öncelikli olarak zinanın anlamına bakalım. Zina etmek dinimizce nikah olmadan birbiriyle ilişkide bulunmaya denir kısaca. Dinimiz zinayı haram kılmıştır. Bir şahıs helali olmayan birisiyle bir ilişkide bulunarak haram işlemektedir. Göz zinası ise bir ilişki olmadan işlenen bir çeşit haramdır. Bir kadına şehvetle bakmak, bir kadına yada erkeğin avret yerlerine bakmak birer göz zinasıdır. Günümüzde yaygınlaşan ve halk tabirinde +18 film olarak adlandırılan filmler yada resimler de göz zinasının birer araçlarıdır.

Unutulmaması gereken bir nokta ise şudur. Şehvetli bakışın göz zinası, şehvetli konuşmanın dil zinası diye adlandırılmış olması sebebiyle gerçek anlamda cinsi temasla meydana gelen zina ile aynı hükmü taşımamaktadır. Fakat şehvet uyandırması sebebiyle, zinaya sürükleyen bir yol gibi görülmüş ve böyle isimlendirilmiştir ve haramdır. Avret yerlerinin resmedilmiş şekli de cinsel duygular uyarabileceği fakat canlısı kadar olmayacağı açıktır.

Allah’u Teala harama bakma konusunda gerek erkek gerek kadın olsun bize Nur suresi 30 ve 31. ayeti kerimelerinde ikazlarda bulunmuştur.
“Mü”min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar…. Mü”min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, “

Çıplak resimlerde yada videolarda kadın erkek diye sınıflandırmak yanlıştır. Mahrem bölgenin bir başkasına gösterilmesi gerek kadında gerekse erkekte aynı şekilde haramdır. Bu yüzden kadın açarsa haram erkek açarsa normaldir diye bir tabir söz konusu değildir.

Sonuç olarak açık saçık filmler izlemek günah mıdır ?

Sonuç olarak : Gazete dergi internet siteleri yada televizyon gibi yayın organlarında yayınlanan açık ve müstehcen görüntüler hakiki kadın vücüduna bakmak gibi günah sayılmasada Toplumun ahlakını bozması şehvet uyandırması zinaya sürüklemesi fitneye sebep olması sebebiyle helal olmadığı aşikardır. Peygamber efendimizin bir hadiside şöyledir:

“…gözlerin zinası şehvetle bakmaktır.”

(Buhari, Kader, 9; Müslim, Nikâh, 44)

Cinsi arzuların giderilmesi için dinimiz evlenmemizi buyurmuştır. Evlenmeye gücü yetmeyen gençlerimize de Oruç tutmayı tavsiye etmiştir. Çünkü oruç nefsi duyguları öldürücü iffeti ve harama bakmaktan koruyucudur.

“Ey gençler topluluğu, sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik, harama bakmada önleyici ve iffeti de en iyi koruyucudur. Evlenme masrafına gücü yetmeyen kimse de oruç tutsun. Çünkü oruç kuvvetli bir şehvet kırıcıdır.”

İbni Mâce, Nikâh : 1

İlave bilgi için Tıklayınız:
İstimna – El ile cinsel aktivite günah mıdır?

Müstehcen açık saçık filmler izlemek resimlere bakmak günah mıdır?” için 2 yorum

  • 6 Mayıs 2020 tarihinde, saat 01:12
    Permalink

    Televizyondaki görüntülere bakmanın caiz olup olmadığı sorusuna cevap verenlerden bazılarının aşağıdaki açıklamaya yer verdikleri görülmektedir.
    Gazete ve dergilerdeki müstehcen resimler ile televizyondaki açık görüntüler gerçek değil resim ve hayal olduğu için, onlara bakmak hakiki kadının vücuduna bakmak gibi haram sayılmaz. Ancak şehvet ile bakan bir kimse için haram olur. İbn Hacer Heytemî ile Şirvanî şöyle diyorlar: Aynada veya suda görünen kadın görüntüsüne bakmak haram değildir. Ancak fitneye vesile olduğu takdirde haram olur. (Tuhfetü’l-Muhtâç ve Şirvâni, c. 7, s. 192; Halil Gönenç, günümüz meselelerine fetvalar – 2, s: 167)

    İbn Hacer el-Heytemî’nin ve Şirvanî’nin görüşü olduğu belirtilen “fitneye vesile olduğu takdirde haram olur” ifadesinden Halil Gönenç tarafından “şehvet ile bakan kimse için haram olur” şeklinde bir yorum çıkarılmış gibi görünmektedir. Ancak:

    1) Şirbinî’nin Muğni’l-Muhtac’da “Cinsel ilişkide bulunma veya bunun öncesindeki işlere davetiye çıkaracak şekilde bir fitne korkusu bulunduğunda, kadının yüzüne ve ellerine bakmak da haramdır. (…) Kişi, bir kadının ellerine ve yüzüne şehvetle yani yalnızca lezzet almak amacıyla bakarsa, fitneden emin olsa bile bu bakış haram olur. “ dediği görülmektedir.

    2) İbn Abidin’in Reddü’l-Muhtarda “Daha önce Zahire ve başka kitablardan naklettik ki kadının bir elbisesi varsa, o elbisenin altında, onun bedenini süzmekte bir beis yoktur. Fakat elbisebitişik, daracık ve altındaki bedeni dışarıya aktarmayacak şekildeyse böyledir. Çünkü kişi bu takdirde sadece elbise ve kamete bakmış oluyor. (…) Buradaki ifadeden «şehvetsiz olmak»la takyid ettiği anlaşılır. Eğer şehvetle bakarsa mutlaka harâmdır. İllet ise Allahu a’lem fitne korkusu olmalıdır. Çünkü şehvetle kadının dış elbisesine veya sırtındaki elbiselere bakıp onun bedeninin uzunluğunu, benzerini düşünmek, kişiyi onunla konuşmaya çeker, o da kişiyi başka bir harekete götürür. Muhtemeldir ki buradaki neden, zaruret olmaksızın helâl olmayan bir şeyden lezzet almak olsun.” dediği görülmektedir.

    Bu ifadelerden ise fitnenin şehvetten farklı olduğu ve zinaya yönelik fiziki hareketlere yönelme ile ilgili olduğu neticesi çıkıyor gibi gözükmektedir.

    Yanıtla
  • 28 Nisan 2020 tarihinde, saat 15:35
    Permalink

    Yrd. Doç. Dr. Ahmet Dalkıran, “On Yedinci Yüzyıl Osmanlı Minyatürlerinde Sıra Dışı Bir Eğilim: Müstehcenlik” adlı makalesinde şöyle demiş:
    “Müslümanların halifeliğini elinde bulunduran Osmanlı imparatorluğunda, XVII. yüzyılda müstehcenliğin görüldüğü sıradan halka ait minyatürlerin yapılması ve bunların Padişahlara ait albümlere kadar girebilmesi dikkat çeken bir husustur.”

    Sorularla İslamiyet sitesinde şöyle bir alıntı geçmektedir:
    Resim haline getirilmiş avret yerlere bakmanın mahzuru hususunda bir şey bulamadım; araştırıla…” [Reddü ‘I-Muhtâr, VI, 373]

    18. yüzyılda doğmuş Hanefi fakihlerinden İbn Abidin’den yapılan bu alıntıyı İslam İlimleri adlı sitede şu şekilde bulabiliyoruz:
    “Dikkat edilsin; acaba şehvetle nakşedilen bir resme, bir surete bakmak harâm mıdır? İşte burada tereddüt yeridir. Yani bu tereddüdler olan bir meseledir. Bunun hükmünü görmedim.Tetkik edilsin.” (İbn Abidin, Reddü ‘l Muhtar, Bakma ve Dokunma Faslı)

    Sorularla İslamiyet sitesinde görülmeyen şehvetle ifadesi bu kaynakta geçiyor, ayrıca mahzur yerine haram kelimesi bulunuyor.

    Şâfiî fakihlerinden Kalyûbî’nin (“وخرج به رؤية الصورة في الماء أو في المرآة فلا يحرم ولو مع شهوة”) ve Becirmî’nin (“وخرج به رؤية الصورة في نحو المرآة ومنه الماء فلا يحرم ولو مع شهوة”) sudaki ve aynadaki görüntüye şehvetle bile bakmanın haram olmadığını söyledikleri belirtilir.

    Hanefi fakihlerinden İbn Abidin ile Şâfiî fakihlerinden Kalyûbî ve Becirmî’nin harama bakmaktan sakınma ve zinaya yaklaşmama konularıyla ilgili ayetleri ve hadisleri bilmedikleri iddia edilemez. Bu ayetleri ve hadisleri bildikleri hâlde resimdeki, suretteki, sudaki ve aynadaki görüntülerle ilgili böyle açıklamalar yapmış olmaları bu görüntülerin aslından yani gerçeğinden farklı olduğu kanaatini taşıdıklarını göstermektedir.

    Fotoğraflarla ilgili olarak günümüzde yapılan “bakılan kendileri değil, resimleridir” (Dinimiz İslam), “Avret bir organın resmine bakmak, o avret organa bakmak gibi değildir. Bir kadının bir erkekte ya da bir erkeğin bir kadında görmesi Allah tarafından yasaklanan organlar avret organlardır. Fakat bunların resim haline getirilmiş şekli o ölçüde bir haram değildir ama sakıncası yoktur da diyemeyiz.” (Faruk Başer) gibi açıklamalara bakıldığında günümüzdeki yorumlarda da bu görüntülerin asıllarından farklı olduğu söylenmektedir.

    İbn Abidin, acaba şehvetle nakşedilen bir resme, bir surete bakmak harâm mıdır? Bunun hükmünü görmedim. dediğine göre bu konuda kitaptan ve sünnetten bir şey bulamadım demek istemiş olabilir.

    Halis Ece Câriye ve Câriye’nin Avreti başlıklı yazısında Hususiyle câriyenin avret yeri mevzuunda, sınırları tâyin eden sarih bir nass yoktur. Kitap’ta ve Sünnet’te bu husus belirtilmemiştir. şeklinde bir açıklama yaparak şu fetvayı aktarmıştır:

    Kişi, kendi câriyesiyle istifraş edebilir, onu yatak hizmetlerinde nikâhsız olarak kullanabilir. Başkalarının câriyeleri de, mahrem (nikâhları kendilerine haram olan, birinci derecede yakın akrabalar) olan kadınlar gibidir.

    Erkekler, mahrem kadınların bakabilecekleri zînet yerleri gibi,başkalarının câriyelerinin zînet yerlerine de bakabilir ve dokunabilirler. Ama mahrem kadınlarında olduğu gibi göbekle diz kapağı arasına bakamaz ve dokunamazlar. Bu mevzuda delil, yukarıda kısaca zikrettiğimiz şu hâdisedir:

    Hazret-i Ömer (r.a.), örtülü bir câriye görmüş, çubukla örtüsüne dokunup: “Şu başörtünü at, ey kokmuş kadın! Hür kadınlara mı benzemek istiyorsun?” demiş. Bu da câriyenin başına, saçına, kulağına… bakmanın helâl olduğunu gösterir.

    Yine Hz. Ömer (r.a.) satılmakta olan bir câriyenin yanına geldi, eliyle kadının göğsüne vurdu ve: “Haydi, alın!” dedi. Eğer câriyenin göğsü haram olsaydı, elbette Hz. Ömer (r.a.) ona dokunmazdı. Kaldı ki insanlar, câriyenin alım-satımı esnâsında kadının derisinin yumuşaklık ve sertliğini öğrenmek isterler. Çünkü buna göre kadının fiyatı değişir. Bundan dolayı câriyenin avreti de diğer mahrem (evlenmesi haram olan) kadınların avreti gibi sayılmıştır. Binaenaleyh bunlarla yalnız başına bulunmak, beraber yola gitmek câizdir. Hem bakıp hem dokunduğu zaman şehvetinin uyanacağından korkan kimse, yalnız bakmakla yetinir. Fakat satın almak istediği câriyeye istek (şehvet) duysa da, yine bakabilir; hatta İmam Ebû Hanife’ye (rh.) göre (şehvetle) dokunabilir de.” [İmam Kasânî, Bedâyiu’s-Sanâyi fî Tertîbi’ş-Şerâyi’, c. 6, s. 2956]

    Halis Ece’nin verdiği bilgilere bakılırsa gözleri harama bakmaktan sakınma ve zinaya yaklaşmama konusunda hür kadınlar ve cariyeler konusunda fark olduğu anlaşılmaktadır. İnsanın aslı değil misali olduğu söylenen fotoğrafların farkı konusunda da açıklamalar ve yorumlar bulunmaktadır. Günümüzde dini sorulara cevap veren sitelerin ve ilahiyatçıların nazarına sunulur.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.